GÖZ SAĞLIĞI

Avlanıyor, bir yerlere tırmanıyor ya da sadece oyun oynuyor olsalar da kedi ve köpeklerin görme yetilerinin çok iyi olması gerekir, aksi halde aktif ve keyifli bir yaşam sürmeleri imkansızdır.

İşitme gibi diğer duyularında herhangi bir rahatsızlık olduğunda sahipleri olarak bu rahatsızlığı kolaylıkla tespit edebiliyorken söz konusu görme bozukluğu olduğunda fark etmemiz oldukça zorlaşacaktır.

Dolayısıyla dostlarımızın görme bozukluklarını önleyebilmek için hayatları boyunca özellikle beslenmelerine en üst düzeyde önem vermemiz gerekir. Yaşlanma, tıpkı biz insanların olduğu gibi evcil hayvanların da göz anatomisinde değişikliklere neden olarak görme bozukluklarının oluşmasını artırır. Ancak beslenme bu riskleri azaltmada önemli bir rol oynar.

VİTAMİNLER

Vitamin, göz sağlığının korunmasında büyük rol oynamaktadır.

 A VİTAMİNİ 

A vitamini; retina, kornea ve diğer göz dokularının düzgün şekilde çalışmasına ve renklenme işlevlerinin yerine getirilmesine yardımcı olur. Ayrıca A vitamininin retinanın ışığa karşı duyarlılığını artırarak gece görüşüne yardımcı olduğu da bilinmektedir.

 C VİTAMİNİ 

Metabolizmanın yan ürünü olan serbest radikallerin zararlı etkilerine karşı gözü koruyan C vitamini katarakt gelişme riskini azaltır ve yaşa bağlı göz bozukluklarının ilerlemesini yavaşlatır.

 

 E VİTAMİNİ 

Hücresel düzeyde selenyum ile birlikte işlev gören E vitamini, göz hücrelerini serbest radikallerin oluşturabileceği hasarlardan koruyan güçlü antioksidanlardandır.

 

MİKRO MİNERALLER (İZ MİNERALLER)

 ÇİNKO 

Çinko, retina tabakasının korunması için önemli olan melanin pigmentinin üretimi için A vitamininin karaciğerden retinaya aktarılmasına yardımcı olur.

 SELENYUM 

Selenyum, gözde bulunan antioksidanlardan glutatyon peroksidazın önemli bir bileşenidir. Görme işlevindeki rolü henüz tam olarak belirlenmemiş olsa da yapılan çalışmalar selenyum seviyesindeki azalmanın göz bozukluğuna yol açtığını göstermektedir.

 

YAĞ ASİTLERİ

Yapılan birçok klinik çalışma, uzun zincirli Omega-3 yağ asitlerinin kedi ve köpeklerde görme gelişimi için temel bir gereksinim olduğunu göstermektedir.

Hamilelik sürecinde embriyonun optik doku ve sinirlerinin erken gelişimi için annenin Omega-3 alımı büyük önem taşımaktadır.

Ağırlıklı olarak balık yağında ve bazı alglerde bulunan DHA ve EPA gibi uzun zincirli Omega-3 yağ asitleri, optik siniri çevreleyen zarların bütünlüğü için gereklidir.

Optik sinir, görüntüleri gözlerden beyne iletmektedir. Omega-3’ün yeterli düzeyde alınmaması bu sinyallerin iletiminin zayıflamasına ve bulanık görmeye yol açabilir.

Ayrıca, birçok çalışma Omega-3 yağ asitlerinin yetişkin kedi ve köpeklerin gözlerinde bozukluk ve kuruluğu önleyebildiğini ortaya koymaktadır.

Esansiyel yağ asitleri, göz içinde sıvı kaybını engelleyerek göz tansiyonu ve katarakt riskini azaltır.

 

TAURİN

Evcil hayvanlarda görme işlevini geliştiren takviyeler arasında taurinden mutlaka bahsetmek gerekir.

Taurin, amino asite benzer bir yapıdadır, ancak polipeptit (protein) zincirinin bir parçası değildir. Çoğu hayvanın vücudunda kükürt amino asitler, metiyonin ve sistinden üretilebilmesine rağmen kedilerin vücutlarında yeteri kadar taurin üretebilecek enzim bulunmamaktadır.

İlk olarak 1975 tarihinde Hayes ve arkadaşları tarafından taurin eksikliğinin retinal bir bozukluğa sebep olduğu ortaya konunca göz sağlığı için ne kadar önemli olduğu anlaşılmıştır.

Taurin açısından eksik besinler tüketen kediler başlangıçta herhangi bir hastalık belirtisi göstermese de bir süre sonra dışarı çıkma veya nesnelerin üzerine atlama konusunda isteksiz hale gelebilirler.

Günümüzde kedi mamalarının taurin eksikliğini önleyecek şekilde formüle edilmesine dikkat edilmekte, özellikle de yavru kedi mamalarına daha fazla miktarda taurin takviyesi yapılmaktadır.